Din ve mezhebin, velayetin tayinine etkisi var mıdır?

Anne ve baba, çocuğun eğitimi konusunda onun yararlarını gözeterek gerekli kararları alarak uygularlar. Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir. Ana ve babanın çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir.

Anayasa’nın 10. maddesine göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin yasa önünde eşittir.24. maddesine göre herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Bu nedenle ergin, dinini seçmekte özgürdür.

14. maddeye aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbest olarak yapılabilir. Ancak hiçbir kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılmaktadır. Din kültürü ve ahlak öğretimine yönelik dersler ilk ve ortaöğretim kurumlarında zorunlu dersler arasında yer almaktadır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ise;
Kişilerin kendi isteğine,
Küçüklerin de yasal temsilcisinin istemine bağlıdır.

Boşanma sonucunda velayet eşlerden birine verileceği için çocuğun dini eğitimi hakkında da o karar verecektir . Dolayısıyla çocuğun dini eğitimi hakkında diğerinin karışma hakkı yoktur.

Dini terbiye geniş anlamda dinin seçilmesini ve buna uygun eğitim verilmesini kapsar . Dini terbiye verme hakkı velayet hakkının kapsamına dahil olduğu için velayet kendisine verilen eş evvelkine aykırı düşecek bir dini terbiye verebilir .

Yargıtay, velayet kendisine verilmemiş olan tarafın, diğerinin verdiği dini terbiyeye müdahale edemeyeceği ve velâyet kendisinde olan eşin çocuğu kendi dininde terbiye etmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılamayacağı görüşündedir .

Görüldüğü üzere çocuğun velayetinin verilmesinde çocuğun dini veya mezhebi kadar çocuğun kendisine verileceği ana ya da babanın dini veya mezhebinin önemi olduğu açıktır. Burada önemli olanın çocuğun yararı olduğu düşünüldüğünde çocuğun dini veya mezhebine sahip olan ana ya da babaya velayetinin verilmesinin uygun çözüm olduğu tartışmasızdır.
İsviçre Federal Mahkemesi, çocuğa daha önceki dinini değiştirmesi için baskıda bulunma olasılığı varsa velayetin o tarafa verilemeyeceği görüşündedir.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*