Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma – Karşı dava dilekçesi örneği

 

……………………  AİLE  MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

TEDBİR ve BİRLEŞTİRME TALEPLİDİR

 

DAVACI             :……………. ( T.C Kimlik No: ……………….)

VEKİLİ              :

DAVALI             :…………….

ADRES                :

KONUSU            : Şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanma,  …………… Aile Mahkemesi’nin 2015/….. E. Sayılı dosyası ile birleştirme,  dava sonuna kadar gayrimenkullerin kaydına tedbir konulması talebidir.

AÇIKLAMALAR:

  • Müvekkilim ile davalı, ………. tarihinde evlenmişlerdir. İş bu evliliklerinden olma………. doğumlu ……… adında müşterek çocukları bulunmaktadır.
  • Davalı eş, müvekkilimi, 23.06.2011 tarihinde müşterek çocukları ile birlikte, annesinin yanına şehir dışına yaz tatili için göndermiş, arından, …………. Mahkemesi’nin 2015/…… E. Sayılı dosyası ile boşanma davası ikame etmiştir. İş bu nedenle, konu ve tarafları aynı olan 2. Aile Mahkemesi’nin 2015/….. E. Sayılı dosyası ile sayın mahkemenizde görülmekte olan davanın birleştirilmesini talep ediyoruz.
  • Davalı taraf, ikame etmiş olduğu boşanma davasının ………. tarihli dava dilekçesinde, asılsız, yasal dayanaktan yoksun ve onur kırıcı bir çok iddiada bulunmuştur.  Müvekkilimin  tatilden dönüş tarihi dahi belli iken , davalı eş, müvekkilime, “ Ben sana gel diyene kadar gelme” , “Hayatımda seni istemiyorum” deyip küfür ederek telefonu kapamıştır. Aynı şekilde müvekkilimin kız kardeşine “ Ona söyle, ben gel diyene kadar gelmesin, orda kalsın”, ağabeyine “Onunla aramızda saygı sevgi kalmadı, ayrılmak istiyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ancak dava dilekçesinde,  yalvarma derecesinde her türlü ısrarlara rağmen müvekkilimin eve dönmediğini iddia etmiştir. 3 gün öncesinde eşinin eve dönmesi için yalvardığını iddia eden birinin, 3 gün sonra boşanma davası ikame etmiş olması, iş bu iddiasının gerçek dışı olduğunun açıkça belirtisi olup, bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, çocukla beraber şehir dışından eşyalar ile gelmenin zor olacağını önceden düşünen müvekkilim, eşyalarının bir kısmını kargo ile eve göndermiştir. Eve dönme niyetinde olmayan birinin kendi eşyalarını kargo yoluyla evine göndermiş olması da davalı tarafın iddialarını çürütmektedir.
  • Müvekkil ile davalı eşin arasındaki sorunlar uzun zaman öncesine dayanmaktadır. Müvekkilimin ailesi ile davalının ilişkileri hiçbir zaman yolunda gitmemiştir. Müvekkilimin ailesi ile görüşmesini türlü bahanelerle devamlı engellemiştir. Müvekkilimi, ailesine inat, kız kardeşinin düğününe dahi göndermemiştir.
  • Evliliğin ilk yıllarında taraflar maddi sıkıntı yaşadıklarından, müvekkilim de çalışmaya başlamış, müvekkilimin maaş ve diğer tüm kartlarını davalı taraf almış, maaşını davalı taraf çekmiş ve kullanmıştır. Evlilik birliği içerisinde 2 adet gayrimenkul alınmış, iş bu gayrimenkullere ilişkin kredi ödemeleri eşlerin ortak gelirlerinden ödenmiştir.
  • Davalı taraf, uzman bir psikologmuş gibi , müvekkilimin, annesinin vefatından sonra bu durumu kabullenemediğini, psikolojisinin bozulduğunu ve tedavi görmesi gerektiğini dilekçesinde iddia etmiştir. Annesi vefat eden her sağlıklı insanın bu duruma üzülmesi çok normal bir durumdur. Asıl normal olmayan, bunu psikoloji bozulması olarak nitelendirmektir.
  • Maaş kartını, ortak giderler ve yatırımlar için eşine veren müvekkilimin, başka geliri olmadığı düşünüldüğünde, davalı tarafın , bakkala yapılmış olan 300 TL lik harcamayı bu derece büyütmüş olması ve bunu boşanma davasında malzeme olarak kullanması da gülünçtür. Kaldı ki böyle bir harcama da yapılmış değildir.
  • Davalı taraf, karşı dava dilekçesinde müvekkilimin, müşterek çocuklarının yanında sigara içtiğini ve çocuğun sağlığını tehlikeye attığını ve çocuğa kötü örnek olduğunu iddia etmiş ve çocuğun velayetin kendisine verilmesini talep etmiştir. Müvekkilimin sigara kullandığı doğrudur ancak çocuğun yanında kesinlikle sigara içmemektedir. Kaldı ki müvekkilimi, çocuğa kötü örnek olmakla itham eden davacı, yolda birlikte yürürken 6 yaşındaki çocukla, önünde yürümekte olan kadınları göstererek “ malları görüyor musun?”, “mallara bak” şeklinde konuşarak kötü örnek olan asıl kendisidir. Ayrıca müvekkilimin tüm ısrarlarına rağmen, anaokuluna yazılması gereken 6 yaşındaki çocuğu, maddi durumu müsait olmasına rağmen okula yazdırmamıştır. Küçüğün geleceği için, alacağı eğitimin önemi düşünüldüğünde, kendi maddi çıkarları doğrultusunda, cebinden para çıkmaması için müşterek çocuklarını ana okuluna yazdırmayan bir babanın velayeti hangi mantıkla talep ettiği de anlaşılmamaktadır.
  • Davalı ile müvekkilimin cinsel hayatında da uzunca zamandır uyumsuzluk ve sıkıntı bulunmaktadır. Ancak bu durum, davalı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkilimden değil, davalıdan kaynaklanmaktadır. Davalı eş, müvekkilimin cinsel birliktelikten kaçındığını iddia etmektedir. Ancak her cinsel birlikteliklerinden müvekkilimden sapkınca taleplerde bulunduğunu her nedense belirtmemiştir. Müvekkilimi her seferinde ters ilişkiye zorlayan davalı ile, bu durumu kabul etmeyen müvekkilimin cinsel birlikteliklerinin sorunlu olmasında kusurun, mevcut taleplerinden dolayı davalı eşten kaynaklandığı açıkça ortadadır. Hatta bir çok kereler, müvekkilim bu yüzden davalı tarafından şiddete maruz kalmıştır.
  • Müvekkilimi boşanma kararı almaya iten en temel sebep ise hırsızlıkla itham edilmesidir. Davalı taraf, açmış olduğu boşanma davasına ilişkin dilekçede,  evde farklı zamanlarda bazı değerli eşyaların kaybolduğundan, tesadüf eseri hep davalının bulunduğu ortamlarda meydana geldiğinden bahisle imalı cümleler kurarak, annesinin vefati ve kız kardeşinin maddi sıkıntı içerisinde olması nedeniyle iş bu hırsızlıkları müvekkilimin yapmış olabileceğini ifade etmiştir. Tarafların anlaşamaması, evlilik birliğini yürütememeleri, müşterek hayatın çekilmez bir hal alması evlilik birliği içerisinde rastlanan durumlardandır. Ancak sırf boşanabilmek adına, asılsız, mesnetsiz, hatta çirkin denebilecek iddialarla, müvekkilimi hırsızlıkla suçlamak, evlilik birliğine çalışarak tüm kazancını vererek katkıda bulunan ve tüm vazifelerini layıkı veçhile yerine getiren bir eş hakkında, psikolojik bozukluğu olduğundan bahisle hasta muamelesi yapmak ne derece ahlaklı bir davranıştır, bu hususun takdirini sayın mahkemeye bırakıyoruz.
  • Davalı baba, annesinin rahatsız olduğunu ve torununu görmek istediğini belirterek müşterek çocukları ……….’i müvekkilimden istemiş, müvekkilim ise davalının kafasında kurgulamış olduğu boşanma düşüncesinden bir haber çocuğu babasına vermiştir. Ancak bana bu kez çocuk ile müvekkilimin görüşmesine izin vermemekte, hatta küçük çocuğu annesinden soğutmak maksadı ile  türlü yalanlarla annesini kötülemektedir.
  • Evlilik birliğini ayakta tutabilmek adına gördüğü tüm şiddet baskı, iftira ve huzursuzluğa rağmen tüm bunları sineye çekerek boşanmayı düşünmeyen müvekkilim, davalı tarafın bu son tavırları, iftiraları, hırsızlık ithamları neticesi, söz konusu evliliği yürütmenin artık hiçbir anlamı kalmadığını görmüştür.
  • Küçüğün yaşı itibarı ile anne bakımına muhtaç olduğu açıktır. Müvekkilim çalışan bir bayan olup, küçüğün ihtiyaçlarını da karşılayabilecek güçtedir. Sayın mahkemece davalı eşin de küçüğün masrafları için iştirak nafakasına hükmetmesi halinde, küçüğün geleceği için gerekli maddi şartlar oluşmuş olacaktır.

HUKUKİ NEDENLER  : MK sair yasal mevzuat

HUKUKİ DELİLLER     : Tanık, Bilirkişi incelemesi, ………. Aile Mahkemesi’nin 2015/….. E. Sayılı dosyası sair her türlü yasal delil.

NETİCE-İ TALEP          :Fazlaya ilişkin taleplerimiz saklı kalmak kaydı ile, yukarıda arz ve izah

olunan nedenlerle;

1-Öncelikli olarak, iş bu davanın, ……… Aile Mahkemesi’nin 2015/….. E Sayılı dosyası ile birleştirilmesine,

2– Müşterek çocuk ………’in  yargılama sonuna kadar davalı babadan alınarak müvekkil anneye verilmesine, iş bu talebimizin kabul görmemesi halinde annenin çocukla şahsi münasebet tesisine müteakip, küçüğün velayetinin müvekkil anneye verilmesine,

3- Müşterek çocuk için 500,00 TL aylık tedbir nafakasına hükmedilmesine, dava sonunda iş bu nafakanın iştirak nafakası olarak devamına,

4-  Eşlerin ortak birikimi sonucu elde edilmiş olan Tapuda davalı adına kayıtlı, ……… İli …….İlçesi ……….Mah. …….. Mevkii  …Pafta …. Ada …. parselde kayıtlı gayrimenkul kaydına yargılama sonuna kadar tedbir konulmasına

5- Aynı şekilde Tapuda ….. İli ….. İlçesi ….. Mah. …..Pafta …. Ada …. parselde kayıtlı gayrimenkulün kaydına yargılama sonuna kadar tedbir konulmasına,

6- 50.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkilime ödenmesine,

7- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim.

 

   Davacı Vekili

                                                                                                                                             Av. …………..

 

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*